Limitin Mantığı: Sonsuzluğa Giden Yolda Bir Felsefi Yolculuk Hayat, bazen sınırlı ve belirli anlar içinde şekillenirken, bazen de sonsuzluk ve belirsizlikle sarılır. Bir an durup düşünün: Gerçekten bir şeyin sınırlarını çizebilir miyiz? Örneğin, bir yolda ilerlerken, adımlarımızın her biri bir öncekinin bir parçasıdır, ancak yolun sonunda durulacak bir nokta var mıdır? Bu düşünce, matematiğin temel taşlarından biri olan limit kavramına bir giriş olabilir. Limit, sonsuzluğun ne kadar içinde olduğumuzu ve onunla nasıl ilişki kurduğumuzu anlamamıza yardımcı olabilir. Peki, limitin mantığı sadece bir matematiksel araç mı, yoksa bu kavramın felsefi boyutları var mı? Bu yazıda, limitin mantığını etik, epistemoloji ve ontoloji…
Yorum BırakGünlük Ayrıntılar Yazılar
Bir toprak parçasında yaşayan insanın, başka bir coğrafyadaki ritüelleri, ekonomik sistemleri ve toplumsal kuralları görmezden gelmesi neredeyse imkânsızdır. Kültürler arası etkileşimlerin yoğunlaştığı günümüz dünyasında, küresel ekonomik yapılar da sembolik pratiklerin, güç ilişkilerinin ve kimlik oluşumunun bir parçası hâline gelir. Bu bağlamda IMF’de ne kadar para var? sorusu, yalnızca bir finansal kurumun bilançosunu merak etmekten çok daha fazlasını ifade eder: Bu soru, kültürler arası etkileşimin, sembollerin ve ekonomik değerlerin dünyasında nasıl konumlandığımızı sorgulamaya açar. IMF’nin Parasal Kaynağı: Kültürel Bir Bakış IMF Nedir? Ekonomi ve Kültürün Kesişimi Uluslararası Para Fonu (IMF), 1944’te Bretton Woods konferansında küresel ekonomik istikrarı sağlamak ve ülkeler arasındaki…
Yorum BırakDuyular Hangi Filozof? Güç, Siyaset ve Algının Politik İnşası Toplumsal düzeni gerçekten ne belirler: yasalar mı, kurumlar mı, yoksa insanların dünyayı algılama biçimleri mi? Güç ilişkileri üzerine düşünürken çoğu zaman soyut kavramlara odaklanırız; oysa siyaset, en temelde insanların neyi gördüğü, neyi duyduğu ve neye inandığıyla ilgilidir. Duyular meselesi, ilk bakışta epistemolojiye ait gibi görünse de, siyasal düzenin meşruiyeti, yurttaş katılımı ve ideolojilerin işleyişi açısından hayati bir rol oynar. Bu nedenle “Duyular hangi filozof?” sorusu, yalnızca felsefi değil, aynı zamanda siyet bilimi açısından da provokatif bir başlangıç noktası sunar. Duyular Hangi Filozof? Kavramsal Bir Çıkış Felsefi Arka Plan “Duyular hangi filozof?”…
Yorum BırakAtletik ABC: Eğitimde Bedensel Zekâ ve Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Öğrenme, sadece kitaplardan ya da teorik derslerden ibaret değildir. İnsan bedeni, duygusal dünyamız, düşünce yapımız ve toplumsal bağlamımız tüm bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Pedagoji, yalnızca bilgi aktarma değil, aynı zamanda bireylerin potansiyellerini keşfetmelerini sağlamak ve onları toplumsal hayatlarına, dünyaya anlam katacak şekilde yönlendirmektir. Öğrenme, bir insanın dünyaya bakışını değiştirebilir, toplumdaki rolünü yeniden tanımlayabilir ve daha geniş bir anlamda kendisini gerçekleştirmesine olanak tanıyabilir. Bu yazı, eğitimde bedensel ve zihinsel zekânın bir arada nasıl çalıştığına dair önemli bir kavram olan “Atletik ABC”yi ele alacak ve bu yaklaşımın eğitimde nasıl dönüştürücü bir rol…
Yorum Bırak1 Yıl 30 Gün Müdür? Zamanın Anlatıdaki Derinlikleri Zaman, sadece bir ölçü birimi değildir; o, bir hikâyenin en temel yapı taşlarından biridir. Zaman, hem gerçeğin hem de hayal gücünün sınırlarını zorlayan, düşündüren ve şekillendiren bir kavramdır. Edebiyat, bu soyut kavramı somutlaştırarak, okuyucuya sadece bir süreyi değil, bir dönemi, bir yaşantıyı, bir içsel dönüşümü sunar. Zaman, her metinde farklı bir biçimde varlık gösterir; bazen yavaş akar, bazen ise keskin bir şekilde hızlanır. Bir yıl, bir gün, bir an… Hepsi, anlatıcının bakış açısına, temanın derinliğine ve karakterlerin içsel yolculuklarına göre farklı anlamlar taşır. Peki, bir yıl gerçekten 30 gün müdür? Bir yıl,…
Yorum BırakÜst Bilişsel Davranış ve Toplumsal Yapılar: Birey, Toplum ve Eşitsizlik Hepimiz hayat boyunca belirli durumlarla karşılaşırız; bazen anlık bir karar verirken, bazen de daha derinlemesine bir değerlendirme yaparken kendimizi sorgularız. Bu sorgulama, aslında üst bilişsel davranışın bir parçasıdır. Bir insanın kendi düşünce süreçlerini fark etmesi ve yönetebilmesi, sadece bireysel bir yetenek değildir. Aynı zamanda, toplumsal yapıların ve kültürel normların nasıl şekillendirdiği bir etkileşimdir. Bugün, üst bilişsel davranışı sadece bireysel bir kavram olarak değil, toplumsal bağlamda ele alacağız. Bireylerin bu davranışları nasıl geliştirdiğini, toplumsal normların ve güç ilişkilerinin nasıl bir rol oynadığını inceleyeceğiz. Üst Bilişsel Davranış: Temel Kavramların Tanımlanması Üst bilişsel…
Yorum Bırakİhraç Kayıtlı Faturaya Fiyat Farkı Kesilir Mi? İhracat, bir ürünün ya da hizmetin yurt dışına satılması anlamına gelir. Ancak bu süreç, bazen karmaşık ve detaylı bir hal alabiliyor. İhraç kayıtlı faturalar, Türkiye’deki işletmelerin, yurt dışına ürün sattıklarında uyguladığı özel bir muhasebe işlemidir. Peki, bu faturalarla ilgili fiyat farkı kesilir mi? İhracat işlemleriyle ilgili herhangi bir fiyat değişikliği yapmanın yasal sınırları nedir? Gelin, bunu basitçe inceleyelim. İhraç Kayıtlı Fatura Nedir? İhracat yapan bir işletme, ürününü yurt dışına satarken, Türkiye’de malı satan firmalar için özel düzenlemelere tabidir. İhraç kayıtlı fatura, bu süreçte önemli bir yer tutar. Kısacası, ihracat yapan işletmeler, sattıkları malların…
Yorum BırakYürüme Robotu Ne İşe Yarar? Ekonomik Bir Perspektif Kaynakların kıtlığı, toplumların en temel sorunlarından biridir. Bu kısıtlı kaynaklarla, en verimli ve sürdürülebilir şekilde nasıl ilerleyebiliriz? Her seçim, bir fırsat maliyetini doğurur; başka bir deyişle, bir kaynağı kullanma kararımız, o kaynağı başka bir şekilde kullanma fırsatını kaybetmek anlamına gelir. Ekonominin temel ilkelerinden biri budur. Bugün, teknolojinin, özellikle yürüme robotlarının ekonomi üzerindeki etkilerini incelediğimizde, bu inovasyonun sadece fiziksel dünyada değil, ekonomik düzeyde de önemli sonuçları olduğunu görebiliriz. Peki, yürüme robotları ne işe yarar ve ekonomi dünyasına nasıl bir katkı sağlar? Bu soruyu mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifinden ele alarak derinlemesine inceleyeceğiz.…
Yorum BırakYargının Amacı: Psikolojik Bir Mercek Altında İnsanlar dünyayı anlamlandırırken sürekli bir yargılama süreci içindedir. Gözlerimiz, zihnimiz ve duygularımız sürekli olarak çevremizdeki bilgileri işler, neyin doğru olduğunu, neyin yanlış olduğunu, hangi davranışların kabul edilebilir olduğunu belirler. Ama bu yargılar, yalnızca bilinçli bir seçim mi, yoksa bilinçaltının derinliklerinden mi geliyor? Yargının amacı, aslında bir insanın içsel dünyasında nasıl şekillendiğini ve toplumla olan etkileşimini nasıl dönüştürdüğünü anlamakla ilgilidir. Yargı, sadece bir düşünce veya fikir değil, aynı zamanda insanın duygusal ve bilişsel süreçlerinin bir yansımasıdır. Bunu daha derinlemesine anlamak, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde daha sağlıklı bir yaşam için önemli olabilir. Peki, yargılarımız…
Yorum BırakVatandaş Olabilmenin En Önemli Koşulu Nedir? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Herkesin bir yeri vardır, bir kimliği, bir aidiyeti. Ancak, bir toplumun vatandaşı olmanın anlamı nedir? Bu, sadece resmi belgelerde yer alan bir tanım mı yoksa daha derin, duygusal ve psikolojik bir süreç mi? İnsan davranışlarını ve duygusal süreçleri merak eden biri olarak, bu sorunun yanıtını ararken, vatandaşlık kavramının sadece hukuki değil, aynı zamanda psikolojik bir boyutu da olduğunu fark ettim. Vatandaş olabilmek, sadece bir devletin sunduğu hakları almak değil, aynı zamanda o topluma duyduğumuz aidiyet hissiyle şekillenen bir kimlik oluşturmakla da ilgilidir. Peki, vatandaş olabilmenin en önemli koşulu nedir? Vatandaşlık…
Yorum Bırak