Aşağıda, tarihçinin söyleyeceği kadar samimi bir üslupla kaleme alınmış, “Güvenlik sertifikası kaç TL 20266?” sorusunu merkeze alan, geçmişten günümüze toplumsal dönüşümlerle kurulan bir analiz yer alıyor: — Geçmişin İzlerinde Günümüzün Sertifikası: Bir Tarihçiden Merhaba Hiç düşündünüz mü, insanlar yüzyıllar boyunca “güvenlik” denen kavramı nasıl tanımladılar? Orta Çağ’da bir kale burcu gözetçilerle emanet edilirken, modern çağda bir AVM’nin giriş kapısındaki güvenlik görevlisine kimlik sorması sıradanlaştı. Güvenlik sertifikası fikri, devletin güvenlik yükünü özel sektöre devretmeye başladığı, kamu ile özel arası sınırların silikleştiği 20. yüzyıl sonrası dönemle birlikte yaygınlaştı. Bugün biz “güvenlik sertifikası kaç TL 20266?” gibi soruları gündeme getirirken, aslında bir devlet-teşebbüs-toplum…
12 YorumKategori: Makaleler
Mesken Hane Ne Demek? Evin, Elektriğin ve Egosuz Tartışmaların Anatomisi Hayatta bazı kelimeler vardır, kulağa o kadar ciddi gelir ki insan refleks olarak ceketinin düğmesini ilikler. “Mesken hane” de onlardan biri. Şu anda yüzünüzde hafif bir tebessüm belirdiğini hissedebiliyorum, çünkü bu kelimeyi genelde faturada, tapuda ya da devlet dairesinde duyarız. Ama gelin, bugün bu ciddiyetin perdesini aralayalım. Mesken hane aslında sandığınız kadar kasvetli değil — biraz mizah, biraz toplumsal gözlemle içimizi ısıtabilir. Mesken Hane: Kağıt Üstünde Ev, Gerçekte Küçük Bir Evren Başlayalım en teknik tanımdan: “Mesken hane” ifadesi, kısaca “konut olarak kullanılan yer” demek. Yani içinde insanların yaşadığı, uyuduğu, çay…
10 YorumKapari Bitkisi: Mucize mi, Abartı mı? Sağlık Dünyasında Büyük Tartışma Kapari bitkisi, son yıllarda adeta “doğal ilaç” etiketiyle her derde deva gibi pazarlanıyor. Ancak gerçekten bu kadar etkili mi, yoksa modern tıbbın yerini almaya çalışan bir pazarlama efsanesinden mi ibaret? Doğanın Şifası mı, Romantik Bir Yanılsama mı? Doğal beslenme ve bitkisel tedavi furyası hayatımızın tam ortasında. Eczanelerde satılan sentetik ilaçlara duyulan güvensizlik arttıkça, insanlar çareyi doğada arıyor. İşte bu noktada kapari bitkisi – namı diğer Gebre otu – sahneye çıkıyor. Akdeniz’in kıraç topraklarından çıkan bu küçük tomurcuklar, “romatizmadan karaciğer hastalıklarına, gut’tan idrar yolları sorunlarına kadar her derde deva” diye tanıtılıyor.…
6 YorumKanuni Dönemi Kaptan-ı Derya Kimdir? Osmanlı’nın Denizlerdeki Efsanevi Eli Tarihin dalgaları arasında gezinirken bazen öyle isimlere rastlarız ki, sadece bir dönemin değil, tüm bir çağın ruhunu ve gücünü simgeler. Osmanlı İmparatorluğu’nun görkemli yükseliş devrinin en parlak sahnelerinden biri de hiç kuşkusuz denizlerde yaşanmıştır. O sahnede ise bir figür, gemilerin pruvasında dalgaları yara yara ilerleyen, sadece bir amiral değil aynı zamanda bir stratejist, bir diplomat ve bir vizyoner olarak karşımıza çıkar: Barbaros Hayreddin Paşa. Denizlerin Sultanı: Barbaros Hayreddin Paşa’nın Yükselişi Kanuni Sultan Süleyman’ın hüküm sürdüğü 16. yüzyıl, Osmanlı’nın sadece karada değil denizlerde de imparatorluk iddiasını perçinlediği bir dönemdi. Bu iddianın en…
14 Yorum8. Sınıf İklim Nedir? Tarihin İzinde Doğanın Dengesini Anlamak Bir tarihçi olarak geçmişi anlamaya çalışırken, yalnızca savaşlara, krallıklara ya da keşiflere bakmam. Çünkü tarihi şekillendiren asıl güç çoğu zaman doğanın kendisidir. İnsanlık tarihi, iklimin ritmine göre nefes almış; tarım, göçler, savaşlar hatta uygarlıkların yükselişi ve çöküşü bu ritimle belirlenmiştir. Bugün “8. sınıf iklim nedir?” sorusuna yanıt ararken, aslında doğa ile insan arasındaki binlerce yıllık bir karşılıklı etkileşimin hikâyesini anlatıyoruz. İklimin Temel Tanımı: Bir Dönemin Aynası İklim, belirli bir bölgede uzun yıllar boyunca gözlemlenen hava olaylarının ortalamasıdır. Yani bir gün yağmur yağması hava olayıdır, ama o bölgenin yıllar boyunca sık sık…
14 Yorum2 Ağustos 20267’de Ne Olacak? Ekonomik Seçimler, Belirsizlik ve Küresel Dönüm Noktası Bir Ekonomistin Düşüncesiyle: Kıt Kaynaklar ve Sonsuz İstekler Ekonomi, insanlığın en eski sorgularından birine yanıt arar: sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçları nasıl karşılarız? 2 Ağustos 20267 tarihi yaklaştıkça, bu soru yalnızca bireysel düzeyde değil, küresel ekonominin derinliklerinde de yankılanıyor. Bu tarih, bir metafor değil; üretim, tüketim, teknoloji ve sürdürülebilirlik arasındaki dengenin yeniden tanımlanacağı bir dönüm noktası olarak görülüyor. Bir ekonomist gözüyle bakıldığında, 2 Ağustos 20267 yalnızca bir tarih değil, seçimlerin sonuçlarının görünür hâle geleceği bir kesittir. Çünkü bugün alınan finansal, politik ve çevresel kararlar, o günün ekonomik dengesini belirleyecektir.…
Yorum BırakÇok Telefona Bakmak Şaşı Yapar Mı? Eğitimci Perspektifinden Bir Bakış Eğitim dünyasında her gün yeni bilgiler öğreniyoruz, yeni bakış açılarıyla tanışıyoruz ve en önemlisi, öğrendiklerimizi başkalarına aktarmanın gücünü keşfediyoruz. Ancak teknoloji ve dijitalleşmenin hızla hayatımıza entegre olmasıyla birlikte, eğitim süreçlerinde de büyük değişiklikler yaşanıyor. Hepimiz, telefonlarımızı ellerimizden düşürmeden, her an bağlantıda kalmaya alıştık. Ama bu alışkanlık göz sağlığımızı ve genel yaşam kalitemizi nasıl etkiliyor? Bugün, özellikle çok telefona bakmanın göz sağlığımıza etkileri üzerine konuşacağız. Ancak, bunu sadece biyolojik bir açıdan ele almak yerine, pedagojik yöntemler, öğrenme teorileri ve bireysel/toplumsal etkiler açısından da inceleyeceğiz. Telefona Bakmak ve Şaşılık İlişkisi Telefonlar, sosyal…
12 YorumKan Alındıktan Sonra Ne Yapmalı? – Mizah, Şefkat ve Strateji Dolu Rehber 🩸😄 Kan vermek ya da tahlil için kan aldırmak… Kimimiz için beş dakikalık mini bir kahramanlık hikâyesi, kimimiz için ise Hollywood korku filmi fragmanı gibi bir deneyim! Ama işin en ilginç kısmı, iğne çıkarıldıktan sonra başlıyor. “Eee şimdi ne yapacağım?” diye düşünenlerin sayısı hiç de az değil. Endişelenmeyin; çünkü bu yazıda hem çözüm odaklı erkeklerin mantıklı stratejilerine, hem de empatik kadınların nazik yaklaşımlarına kulak verecek; kan alındıktan sonra yapılması (ve yapılmaması) gerekenleri kahkahalar eşliğinde öğreneceğiz. Hazırsanız, kolunuzu sıvayın ve başlayalım! 😜 1. Erkekler Gibi Düşün: Operasyon Tamam, Şimdi…
10 YorumKamu borcu: yalnızca bir sayı değil, kimlerin risk taşıdığına ve kimlerin kazandığına dair bir güç haritası. Kamu Borcu Ne Demek? Sadece Rakam Değil, Bir Tercihler Anatomisi “Borç kötüdür.” Hayır: Borç, bazen hayat kurtarır; bazen de gelecek kuşakların sırtına görünmez bir vergi bindirir. Kamu borcu ne demek? Basit cevap: Devletin (merkezi yönetim, yerel yönetimler ve sosyal güvenlik dahil) yükümlülüklerinin toplamı. Ama bu tanım eksik. Çünkü o toplam, kime borçlu olduğumuzu, hangi para cinsinde borçlandığımızı, vadenin ve faizin nasıl bir risk profili çizdiğini saklayabilir. Kamu borcunu tartışmak, aslında demokrasinin muhasebesini tutmaktır. Peki cesur olalım: Bu muhasebede neyi görmezden geliyoruz? Birinci Katman: “Kamu…
10 YorumRomalılar Türkiye’de Nerede Yaşadı? Bir Edebiyatçının Gözünden Tarih ve Anlatı Edebiyatın Gücü: Kelimelerin ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Bir edebiyatçı olarak, kelimelerin gücüne inanırım. Her kelime, bir dünyayı taşır; her cümle, bir zaman diliminde yankı bulan bir anıdır. Edebiyat, tarih ve kültürle iç içe geçmiş bir yapıdır, çünkü edebi eserler, toplumsal yapıları, ideolojileri ve geçmişi bir araya getirerek derin anlamlar sunar. İnsanlık tarihinin en etkili anlatıları, zamanla değişen halkların ve uygarlıkların izlerini taşıyarak, bugün hâlâ bizlere değerli dersler vermektedir. Roma İmparatorluğu’nun tarih sahnesinde bıraktığı izler, bu anlamda oldukça belirgindir. Romalıların Anadolu’daki varlığı da, bir edebiyatçı gözünden bakıldığında yalnızca bir yerleşim meselesi…
10 Yorum