Gırnata Ne Demek TDK? Tarihin Derinliklerinden Günümüze Geçmişin İzinde: Gırnata’nın Anlamı ve Toplumsal Dönüşüm Bir tarihçi olarak, tarih boyunca kelimelerin anlamlarının sadece dilde değil, aynı zamanda toplumlarda da nasıl dönüşüme uğradığını anlamak oldukça keyifli. Her kelime, bir zamanlar bir halkın yaşadığı toplumsal ve kültürel yapıyı, o dönemdeki kırılma noktalarını ve değişimleri yansıtır. “Gırnata” kelimesi de bu kelimelerden biridir. Bu kelime, ilk bakışta bir coğrafi isim gibi görünse de, arkasında derin tarihsel ve kültürel bir miras taşır. Peki, “Gırnata” ne demek? Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde yer alan anlamıyla “Gırnata”, aslında eski bir İspanyol şehrinin adıdır. Günümüzde, bu şehir Granada olarak…
12 YorumKategori: Makaleler
Göz Tansiyonu Olanlar Ne Yapmamalı? Tarihten Günümüze Bir Yolculuk Bir tarihçi olarak geçmişin izlerini sürerken, yalnızca savaşların, imparatorlukların ya da icatların izlerini değil; aynı zamanda insan bedeninin, hastalıkların ve tedavilerin de toplumsal yaşamı nasıl şekillendirdiğini görürüz. Göz tansiyonu, yani glokom, modern dünyanın değil; çok daha eski dönemlerden beri varlığını sürdüren bir hastalıktır. Antik çağlarda insanlar bu hastalığı “gözdeki karanlık” ya da “ruh gözünden çekiliyor” gibi metaforlarla tanımlarken, günümüzde bilimsel temeller üzerinden açıklıyoruz. Tarihin farklı dönemlerinde görme yetisinin kaybı, bireylerin sosyal rollerini, üretim gücünü ve toplum içindeki konumunu doğrudan etkilemiştir. Tarihsel Perspektif: Görmenin Kıymeti Orta Çağ’da görme duyusu yalnızca bireysel değil,…
12 YorumHanende Nasıl Yazılır? Türkçe’nin En Tatlı Telaşlarından Biri! İpucu: “Hanende” ayrı değil, bitişik yazılır! Ama bu yazıda sadece gramer değil, kahkahalar da var. Bazı kelimeler vardır, yazarken bile insanı terletir. “Hanende” de onlardan biri! Hani yazarken bir an “ha nende” mi, “hanen de” mi diye duraklarsın ya… İşte o an Türkçe sana “hazırım mı?” diye bakar. Bugün bu dilbilgisel komediyi birlikte çözüyoruz! Hem mizahla, hem biraz bilgiyle. Çünkü doğru yazım öğrenilirken biraz gülmek farzdır. — “Hanende” Ne Demek, Önce Oradan Başlayalım “Hanende”, Osmanlıca kökenli bir kelime. Anlamı? Şarkıcı, güzel sesli kişi, yani ses sanatçısı! Eskiden “hanende” dendiğinde akıllara sazlı, sözlü…
8 YorumGonore iyileşir mi? Bilimsel Arka Plan, Güncel Tedaviler ve Akademik Tartışmalar Gonore (Neisseria gonorrhoeae), cinsel yolla bulaşan en eski kayıtlı enfeksiyonlardan biridir ve günümüzde hâlâ küresel bir halk sağlığı sorunudur. “İyileşir mi?” sorusunun kısa yanıtı: evet—doğru antibiyotikle çoğu olgu tamamen iyileşir. Ancak artan antimikrobiyal direnç (AMR) nedeniyle tedavinin geleceği, araştırma gündeminin merkezinde yer alır. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Tarihsel Arka Plan: Bir Mikroorganizmanın İzini Sürmek Gonorenin etkeni 1879’da Alman hekim Albert Ludwig S. Neisser tarafından tanımlandı; bu keşif, bakterinin adının “Neisseria gonorrhoeae” olmasına yol açtı. Bu dönüm noktası, tanı ve tedavi stratejilerinin bilimsel temellere oturmasını sağladı. :contentReference[oaicite:1]{index=1} Bugün Gonore Nasıl Tedavi Ediliyor? Güncel…
8 YorumCezaevi mi Hapishane mi? Geleceğin Adalet Sistemine Dair Bir Beyin Fırtınası Kelimeler sadece anlam taşımaz, bir dünya kurar. “Cezaevi” mi demeliyiz, yoksa “hapishane” mi? Belki de geleceğin adalet sisteminde ikisi de tarih kitaplarının arasında kalacak. Bu yazıda, dilin ve adaletin kesiştiği bu kavşağa biraz merak, biraz vizyon ve bolca insanlık katarak bakmak istiyorum. Çünkü bazen kelimeler, bir sistemin geleceğini tahmin etmenin en iyi yoludur. Hadi birlikte düşünelim: Cezaevi mi hapishane mi, yoksa bambaşka bir şey mi? Bugünün hukuk sisteminde “cezaevi” resmi ve teknik bir terimdir; “hapishane” ise tarihsel ve halk arasında kökleşmiş bir ifadedir. Ancak geleceğin dünyasında bu iki kavramın…
12 YorumGizli Şeker Kan Testinde Çıkar Mı? Geçmişten Günümüze Endüstriyel Devrim ve Toplumsal Değişim Üzerinden Bir Bakış Bir Tarihçinin Gözünden: Geçmişin İzinde Gizli Şekerin Hikayesi Tarihçi olarak geçmişe baktığımızda, insanlık tarihindeki büyük kırılma noktalarına sadece savaşlar ve devrimler değil, aynı zamanda sağlık sorunları ve bunların toplumlar üzerindeki etkileri de dahildir. Bugün sağlığımızı tehdit eden pek çok hastalık, aslında geçmişte farklı şekillerde varlık gösterdi ve zamanla tıp dünyasının gelişimiyle bu hastalıklar daha iyi anlaşıldı. Gizli şeker (prediyabet) de bu hastalıklardan biridir. Endüstriyel devrim, 18. yüzyılın sonlarından itibaren sağlık sorunları üzerinde önemli bir etkiye sahip oldu. Tarımsal toplumdan sanayi toplumuna geçiş, iş gücünün…
8 YorumHavai (Hawaiʻi) Kim Keşfetti? Bir Adalar Hikâyesini Yeniden Okumak Bir adanın kaderini tek bir “keşif” anına sığdırmak mümkün mü? Çocukken atlaslarda gördüğüm yeşil benekler—Hawaii Adaları—zihnimde hep mucizevi bir durak oldu. Yıllar sonra anladım ki “keşif” dediğimiz şey, kimin gözünden baktığımıza bağlı. Gelin, bu soruyu romantizme kapılmadan ama merakımızı da kaybetmeden birlikte deşelim. Kısa cevap: Hawaiʻi’yi ilk “bulanlar” Pasifik’in ustası Polinezyalı denizcilerdi; Batı dünyası için “keşif” 1778’de Kaptan James Cook’un adalara varmasıyla kayda geçti. Bu yazı, tek bir isim yerine çok katmanlı bir tarih anlatısının peşine düşüyor. “Keşif” Ne Demek? Kelimeyi Başka Gözlerle Okumak “Keşif”, çoğu zaman boş bir haritaya atılan…
6 YorumGeri Bildirim Neden Verilir? Felsefi Bir Yaklaşım “Gerçek, dünyayı olduğu gibi görmek değil, daha fazlasını görmek, daha derinlemesine bakmaktır.” Bu söz, insanın doğasına ve ona çevresinden gelen geri bildirimle nasıl bir ilişki kurduğuna dair önemli bir düşünceyi yansıtır. Felsefe, her zaman insanın varoluşunu, bilgiyi ve ahlaki değerleri derinlemesine sorgulamış bir disiplindir. Geri bildirim, bu sorgulamaların odağında, insanın hem kendisiyle hem de çevresiyle olan ilişkisinde ne gibi dönüşümler yaşadığını gösterir. Geri bildirim, sadece bir değerlendirme değil, aynı zamanda bir anlam üretme sürecidir. Peki, geri bildirim neden verilir? Bu soruyu etik, epistemolojik ve ontolojik açılardan incelemek, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde…
14 YorumHamlık Ağrısı Nasıl Olur? (Kasların “Ne Güzel Spor Yaptın!” Diye Haykırdığı Anlar) Spor salonuna ilk adımınızı attığınızda, aynadaki o kendinden emin bakışın altında gizlenen masum bir heyecan vardır: “Bu sefer düzenli yapacağım!” der insan. Fakat ertesi sabah alarm çaldığında… kaslarınız ‘düzenli’ kelimesini unutmuş, size savaş ilan etmiştir! Hamlık Ağrısı Nedir? (Kısaca: Vücudun Şaşkınlık Dönemi) Kas hamlığı, yani tıptaki şık ismiyle DOMS (Delayed Onset Muscle Soreness), aslında kas liflerinizin “Ben bu kadar çalışmaya alışık değilim!” diye haykırdığı andır. Bu ağrı, genellikle egzersizden 12-24 saat sonra başlar, 48. saatte zirve yapar ve sonra yavaş yavaş kaybolur. Yani özetle: Sporun ertesi günü merdiven…
14 YorumAşağıda, “Ferhat Göçer nerede oturuyor?” sorusunu bir edebiyatçının bakışıyla, imgesel zenginliklerle dolaştıran, aynı zamanda SEO açısından işlevsel bir WordPress blog yazısı olarak sunuyorum: — Bir Edebiyatçının Girişi: Kelimelerin Göçü Kelimeler, bir nehir gibi akar; bazen sağanak gibi coşar, bazen pınar gibi durulur. Anlatı, yalnızca sözcüklerin yan yana gelişinden ibaret değildir — o, düşünceyi, duygu dünyasını, yaşam izlerini taşır. Her özne, her yerleşim, bir anlam haritası çıkarır; “nerede oturuyorsun?” sorusu, basit bir coğrafi sorgudan öte, bir kimlik, bir çerçeve sorusudur. İşte bu yazıda, Ferhat Göçer’in “nerede oturduğu” meselesini, edebi çağrışımlar, karakter izdüşümleri ve tematik katmanlarla inceleyeceğiz. — Gerçek Bilgi ile Edebiyat…
6 Yorum