İçeriğe geç

Sivil savunma ne oluyor ?

Sivil Savunma Ne Oluyor?

Hayat bazen ne kadar hızlı, ne kadar plansız ilerliyor. Bir anda her şeyin normal olduğunu düşünürken, bir uyanışla karşımıza büyük bir tehlike çıkıyor. O gün, Kayseri’deki evimde, sabahın erken saatlerinde duyduğum siren sesi, bir anda dünyamı değiştirdi. Her şey bir anda alıştığımız gündelik ritülden bir anda çıkıverdi.

Uykusuz Geceden Sonra Bir Sivil Savunma Alarmı

Gece boyunca rahat bir uyku uyumamıştım. Bazen uyandığımda, saatimin ışıkları beni mavi mavi bakarak uyarıyordu. Düşüncelerim dağınıktı. Bir türlü konsantre olamıyordum. Havadar bir sabahı seviyorum Kayseri’de, özellikle sabah güneşi, şehri sarhoş eden bir sıcaklıkla uyanıyor. Ama o sabah, o huzurlu güneşin altında bir şeyler eksikti. Telefonumda birkaç haber bildirimi vardı. İçimden bir his, “Bir şey olacak” diyordu. Ama ne?

Ve sonra, o acı siren sesi… Bir anda kulağımı böldü, kalbimi yerinden sıyıracak gibi oldu. Sirenler… Sivil savunma alarmı çalmaya başladığında, sabahın o sessizliğini bozan bu ses, tüm şehri sarmıştı. O an, kalbim hızla çarpmaya başladı. İçimi garip bir korku kapladı. Bir şey oluyordu, ama ne?

Hızla pencereye koşup dışarıya baktım. Herkes ne yapıyordu? Sokaklar beklediğim gibi bomboştu. Kimse bir yere gitmiyordu. Fakat bir şeyler hissettiriyordu, bir şeyler olduğu kesin. Çevremdeki insanlar ne yapmalıydı, nereye gitmeliydiler? Sivil savunma, hep konuştuğumuz ama aslında hiç önemsemediğimiz bir şeydi. “Olmaz, her şey yolunda” derken, bir alarm sesi, içinde bulundukları durumun ciddiyetini her şeyden daha net bir şekilde ortaya koydu.

Bir An O Korku, Bir An Umut

Sirenlerin sesi, kulaklarımda yankılanıyordu. Cevapsız çağrılar, uyarılar derken, içimden bir ses beni yerimden kaldırdı. Ne yapmam gerektiğini tam olarak bilmiyordum ama bir şeyler yapmam gerektiğini hissediyordum. O an, sivil savunmanın ne olduğunu anladım. Hadi gelin, bu olayı basitçe tanımlayalım: Bizi tehdit eden doğal felaketler, tehlikeler ya da savaş durumlarında, sivil savunma bu felakete karşı korunmamızı sağlamalı. Ama o ses, o siren, tüm bu teorilerin gerçeğe dönüşebileceğini hissettirdi bana.

Belki de bugüne kadar çok konuşulmuş, “yarın olur” diye ertelenmiş bir konuydu. Ama o alarm sesinin ardından her şey değişti. Bir anda bir halkın, bir toplumun ne kadar savunmasız olduğunu, ne kadar dayanılmaz bir durumda kalabileceğini hissettirdi. İçimdeki korku arttı, ama bir yandan da “Yapmam gereken bir şey var mı?” diye düşündüm. Panik yapmaya başladım ama bir yandan da “Belki de böyle zamanlarda hayatta kalmamızı sağlayan şey, işte bu rehberliktir” diyordum.

Sivil Savunma: Herkes İçin Gerçek Bir Test

O an, sadece kendimi değil, çevremdekileri de düşünmeye başladım. Sivil savunma ne oluyor? Sadece bir alarm sesi mi? Yoksa bizim, toplumsal olarak hazırlıklı olup olmadığımızı gösteren bir test mi? Kafamda çelişkili düşünceler dönüp duruyordu. Bir yandan bir felaketin nasıl gelebileceğini düşünüyordum, bir yandan da “Bize ne?” diyenleri duyabiliyordum.

İçimdeki o umudu kaybetmemek için, insanların da bu gibi durumlara hazırlıklı olmaları gerektiğine inandım. Sivil savunma, bizlere sadece bir alarmla değil, her an hazırlıklı olmayı öğreten bir süreçti. “Sivil savunma eğitimi almalı mıyız?” sorusu kafamda yankılanırken, çevremdeki bazı insanlar eğitimsizdi. “Korkma, bunlar da geçer” diyerek günü geçiriyorlar. Ama o sirenin sesi bir daha çaldığında, iş işten geçmiş olabilir.

Hayal Kırıklığı ve Gerçek

O sabah, alarm kısa sürede kesildi. Ne olduğunu tam olarak anlamadan, her şey eski haline döndü. Ama ben, içimde derin bir hayal kırıklığıyla o günümü geçirdim. O sirenin sesinden sonra, hiç kimse elini taşın altına koymadı. İnsanlar sabah kahvaltılarını yapmaya devam etti. Gerçek bir tehdit olsaydı, acaba o kadar hazır mıyız? Sivil savunma sadece bir kağıt üzerinde var olan bir sistem mi, yoksa gerçekten her birimiz için bir yaşam biçimi olmalı mı? İçimden geçen bu sorular, çok netti: Hazır mıyız?

O gün, sivil savunma kavramı bende daha farklı bir anlam kazandı. O sirenin çaldığı anda, aslında sadece bir tehlikeden korunmak için değil, aynı zamanda toplum olarak ne kadar dayanıklı ve hazırlıklı olduğumuzu sorguladım. Bu alarm, belki de hepimizin göz ardı ettiği, önemsemediği bir soruyu sordurttu: “Ne kadar hazırız?”

Sonuç: Sivil Savunma Ne Oluyor?

O sabah yaşadığım duygu karmaşası, her şeyin geçici olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Sivil savunma, sadece bir alarm ya da eğitim sistemi değil, hayatımızın bir parçası olmalı. Her birimiz, olası bir tehlike anında ne yapmamız gerektiğini bilmeli ve bir arada dayanışma içinde olmalıyız. Hayat, beklenmedik anlarda şekil alır. Ve biz, ne kadar hazırlıklı olursak, o kadar güvenli oluruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
ilbet giriş